Çocukluk siyah beyaz bir film gibi geçmiş gitmiş kaybetmiş bir ben
Bilemem ne gelir ki elimden, elimden
İçim karanlık bir sokağın en dibi kayıplarla doldu taştı sanki beden
Bu beden vahkiminden, ciniden
Bu kahvaltın masasında neden soğuk her
şey Biliyorum ama kabullenemem bu gerçeği
Ayrı gayrı YouTube'i ise bölüşür tükek mi?
Şimdi bak öğreniyoruz kendimize yet mi?
Ne ara bu kadar büyüdüm,
onca yolu yürüdüm Kaybolmuşum sanki ben,
unutmuşum lan bir deli
Artık ölmek istiyorum ya da dönmek istiyorum
O karı kutu televizyonumun başına geri
Unutmadım geldiğim yeri Hala kendimi siliyorum anımda tekleri
Kaybettiğim günlerin hala durur izleri
İnan ki savaşıyorum onun işinden beri
Açtım ben o engeli
Aklıma gelir bak yine diken olur tüylerim
Dönemem ki daha geri
Kursağımda kalır benim olan bütün düğüşlerin
Sessiz bir pazar günü, özlüyorum yine dünü
Yirmi beşim ama ben almışım elden günümü
Titreyen ellerimle yazıyorum bugünlüğümü
Kolay kolay göremezsin bebek inen güldüğümü
Tutarım ben sözümü
Elbet bir gün duyarsın benim bu yolda öldüğümü
Kaybedemem özümü
İstesen de göremezsin bu ateşin söndüğümü
Çocukluk siyah beyaz bir film gibi geçmiş gitmiş kaybetmiş biri ben
Bilemem ne gelir ki elimden
Elimden
İçim karanlık bir sokağın en dibi kayıplarla doldu tartış sanki beden
Bu beden
Bak yine yeniden
Yeniden