Gittiğin gün,
bütün ayrılıkların hesabı benden soruldu.
Bütün acılı şarkıların,
bütün hazin sevdaların.
Gittiğin gün,
her çiçeğe bir gözyaşı,
her kelebeğe bir ağıt.
Bana da yüzlerce şiir düştü,
yazmaya mahkûm gözlerin için.
Gittiğin gün,
bütün ayrılıkların hesabı benden soruldu.
Bütün acılı şarkıların,
bütün hazin sevdaların.
Gittiğin gün,
her çiçeğe bir gözyaşı,
her kelebeğe bir ağıt.
Bana da yüzlerce şiir düştü,
yazmaya mahkûm
gözlerin için.
Ben ki,
dönüşüne hasret yaşadım bütün lisanları,
ve gülüşüne hasret bütün baharları.
Gel gör ki,
bir dağ çarpar gibi çarptı yüreğim,
yokluğuna bir ben bilirim.
Gururumu hangi taşlara vurduğumu,
başımı hangi duvarlara ve hangi uçurumlara,
köprüler kurduğumu,
bir sana kavuşmak için.
Sen gideni bütün yollarımın yolları kesik,
bütün dallarımın dalları kırık.
Kaç gece yebekçi,
kaç sabaha nöbetçi ve kaç uykusuz trene biletçi oldun.
Sen gideli,
bütün yollarımın yolları kesik,
bütün dallarımın dalları kırık.
Kaç gece yebekçi,
kaç sabaha nöbetçi ve kaç uykusuz trene biletçi oldum.
Gelmedin,
oysa hep karlar içinde sakladım umutlarımı,
yağmurlar içinde kuruttum gözyaşlarımı,
ve kanatarak açtım gölgene avuçlarımı,
bir sana sarılmak için.
Bir ucu kalbimde kaldı bu sevdanın,
bir ucu ellerinde,
bir adımı sende kaldı sonumun,
bir adımı sabrımda.
Çünkü bulutlara çizilmiş,
yıldızlara yazılmış ve yüreğime kazılmış bir kara sevdaydı bu.
Günlerce,
kışlardan güneş,
karlardan ateş topladım ve bütün ölümleri erteledim,
bir sana dokunmak için.
Oysa daha gittiğim gün,
uykularımı çaldım göz bebeklerimden,
dizlerimde uyuttum,
acılarımı kopardım yüreğimden.
İzlerimde avuttum
ve sözümü de tuttum,
yaranık
içiğin için.
İşte bugün
unutmayı da unuttum,
bir tek seni,
bir tek seni unutmamak için.
Đang Cập Nhật
Đang Cập Nhật
Đang Cập Nhật